Yeni Yıl Yeni Nefes Yeni Şans

Yeni bir yıl , yeni bir nefes ve yeni bir şans …

Şimdi bu yazıyı okumaya başlarken, burnunuzdan derin, yavaş, kocaman bir nefes alın, biraz içinizde tutun ve yavaşça, çabasızca bırakın… Koskoca bir yıl geride kaldı. Bir çok hatırayla, dersle, deneyimle, değişiklikle geçti. Şimdi yeni yılı, yeni fırsatları, yeniyi, iyiyi, güzeli karşılama zamanı.

Yaşam, doğduğumuz anda aldığımız ilk nefesle başladı ve son nefesimizi verdiğimizde sona erecek. Bu arada nasıl yaşadığımızı, aldığımız nefesleri izleyerek fark edebiliriz. Bu son bir yılı nasıl geçirdiniz? Nefesiniz mi kesildi? Burnunuzdan mı soludunuz? Yoksa telaş içinde nefes nefese mi kaldınız? Peki ya oh! Deyip rahat bir nefes aldığınız zamanlar mı çoğunlukta? Düşündüğümüz, hissettiğimiz, yaşadığımız her durumun nefesimize yansıdığının farkında mıyız?

Nefes, yaşam boyunca bizim hem bilinçli olarak kontrol edebildiğimiz hem de aynı zamanda istem dışı bilinçaltı tarafından düzenlenen bir beden fonksiyonumuz. Yani bilincimiz ve bilinçaltımız arasındaki en kestirme yol. İstediğimiz zaman, bilinçli olarak, karar vererek nefesimizi tutabiliriz yada çok heyecanlandığımızda bir anda nefesimiz kesilir. Nefes duygu durumumuzla bu kadar bire bir bağlantılıdır. Eğer duygu durumumuz değiştiğinde nefesimiz değişiyorsa, biz nefes alışverişimizi değiştirerek duygusal durumumuzu değiştirebiliriz. Gerginliği, paniği, korkuyu, öfkeyi nefes ile atlatabiliriz. Çok gergin veya öfkeli olduğumuzda alacağımız birkaç derin diyafram nefesi bizi nötr bir duruma kolayca getirir.

Yaşamın kaliteli sağlıklı verimli huzurlu olmasını belirleyen en önemli faktörlerden biri doğru nefes almayı sağlamaktır. Nefes alışverişinin yaşamın sürebilmesi adına en önemli işlevi oksijen karbondioksit değişiminin sağlanmasıdır. Bedenin hareket edebilmesi, düşünebilmesi, organların , hormonların tüm sistemin çalışmaya devam etmesi için, alınan besinlerin hücrelerde yakılarak enerjiye dönüşmesi gerekir. Bunun için yeterli miktarda oksijenin hücrelere servis yapılabilmesi, yanma sonucu ortaya çıkan karbondioksitin hücrelerden ciğerlere taşınarak dışarı atılması gerekmektedir.

Derin ve yavaş solunum ile diyaframı kullanmak iç organlara masaj yaparak kan dolaşımını arttırır, kalbin yükünü azaltır. Beynin ise  diğer organlardan daha fazla oksijene ihtiyacı vardır. Yeterli oksijen alamazsa zihinsel bulanıklık, olumsuz düşünceler, depresyon, işitme ve görme bozuklukları ortaya çıkar. Düzgün ve yeterli nefes alınamadığında yorgunluk hissi , sinirlilik ve verimsizlik ortaya çıkar. Uyku düzeninde sorunlar yaşanır. Gece uykuya geçememe sabah ayılamama gibi sorunlar baş göstermeye başlar, bu da gün içindeki verimi düşürür. Yetersiz oksijen alımı negatif ve depresif etki yapar. Öğrenme zorluğu; konsantrasyon, odaklanma güçlüğü ve yüksek stres oluşturur.

Yetersiz oksijenlenme sebebiyle vücutta atık enerji çoğaldığında, lenf sistemi yavaşlar ve vücuttan toksik maddeleri dışarı taşımakta zorlanır. Kanda serbest radikallerin oluşumunu hızlandırır. Yetersiz oksijenlenme sebebiyle anaerobik solunum başlar, yağ yakımı yerine glikoz yakımı oluşur. Sportif başarı düşer, kan kimyası kanserojen etkilere ve kanser oluşumuna açık hale gelir. Yani doğru ve verimli nefes alışverişleri sağlığımız üzerinde de bire bir etkilidir.

Nefes alıp verirken aynı zamanda evrenle en yoğun  iletişim halindeyizdir. Sadece havayı değil enerjiyi de soluyoruz. Evrenle temas halindeyiz. Bu sebeple her kültürde, her dinde, her felsefede, tüm kendini bilme/bulma çalışmalarında nefes kullanımı vardır. Tibette, Aborjinlerde, eski mısırda, Zende, Mayalarda, zikir çalışmalarında…

Doğduğumuz zaman, tam ve verimli nefes alma programıyla doğarız. İlk nefesten itibaren, derin, uzun solunumlu diyafram nefesleri almaya başlarız. Büyüdükçe; korkuyu, yasakları, acıyı, cezayı, ayıbı öğrendikçe nefesimiz kısıtlanmaya başlar. Günlük yaşamın telaşı, stresi, kırgınlıkları, mecburiyetleri bizi kısıtladıkça, nefesimiz de kısıtlanır. Artık fabrika ayarlarından çok uzaklaşmışızdır. Hatta zaman zaman hiç nefes alamıyormuş gibi hissederiz. Bu bir kısır döngü haline gelir.

İşte bu döngüden çıkmak, yeni bir yaşama nefes almak için bir karar vermek, yaşama ve kendimize yeni bir fırsat vermek elimizde. Yeni yılın yeni kararı; doğru , sağlıklı nefesler almak olsun.  Doyurucu, keyifli, dolu dolu yeni bir yıl ve yeni bir yaşam için nefes alın. Nefesinizi ilk ayarına geri getirmeyi öğrenin, çevrenizdeki herkesle bu bilgileri paylaşın. Daha iyi sağlığı, daha iyi yaşamı, daha iyi çevreyi hak ediyorsunuz.

Yeni yılınız kutlu ve mutlu olsun.

Yazan Begüm Karace

Yazının Orijinali Karşıyaka Life dergisi Aralık2014 Sayısında yayınlanmıştır